Eski Bir Rum Köyü: Tuzla

Eski Bir Rum Köyü: Tuzla

DÜNDEN BUGÜNE TUZLA

Eskiden tersaneleriyle ünlü olan Tuzla’ya bugün çok daha farklı bir gözle yaklaşmak mümkün. Sabiha Gökçen Havalimanı’na sadece 25 dakikalık uzaklıktaki eski bir Rum balıkçı köyü olan Tuzla yaklaşık 100 yıl önce Yunanistan’la gerçekleşen mübadelede müzakere konusu olmuş.

Mübadele Müzesi

Günümüzde bu eski Rum balıkçı köyünde eski yapılar ve çarşıdan izler kalmamış ancak eski günler Mübadele Müzesi’nde yad ediliyor.

Mübadele ile köyü terk eden bir Rum’un evinde açılmış olan bu küçücük müzede geçmişe ait siyah beyaz fotoğraflar duvarları süslerken, gidenlerin geride bıraktıkları sandıklarından çıkan eşyalar masalara serpmiştirilmiş. Ziyaretçilerini zamanda yolculuğa çıkaran bu müzenin kurucusu da mübadele ile gelmiş Selanikli bir ailenin kızı olan Nursel Temizel.

Neler Var?

Müzeden çıktığınız anda sizi saran taze ekmek kokusuna direnememeniz çok normal zaten direnmeyin de zira müzenin tam karşısında yer alan taş bina 135 yıl önce fırın olarak yapılmış, 35 yıldır da Has Fırın olarak işletilerek yapılış amacına hizmet ediyor.

İçinde restoranları, dükkanları olan marinası kadar sahildeki yürüyüş parkuru ve sahil boyunca serpiştirilmiş irili ufaklı kafeler adeta ziyaretçilerine göz kırpıyor. Tuzla’nın popülerleşmesinde Mercan tarafında bulunan lüks sitelerde Medcezir, Kış Güneşi gibi dizilerin çekilmesi etkili olmuş tabi. Tuzla’nın en sakin yeri olan Tuzla Yat Kulubü ise benim en sevdiğim yer oldu diyebilirim. 19.yy’dan kalma eski bir kız manastırının arazisine kurulan kulubün fenerlerle bezeli bahçesinde farklı renklere boyanmış kayıklar, dümenler arasında yürürken her bir adımda sanki zaman yavaşlıyor. Kimsenin acelesinin olmadığı bu mekanda yoga yapmak ne kadar keyifli olur diye düşünmeden edemiyorum. Buraya yemek yemek için, yelken yapmak için hatta konaklamak için gelebilirsiniz. Eğer daha lüks bir konaklama isterseniz Mercan tarafındaki Double Tree by Hilton veya Radisson Blu da alternatifleriniz arasında olabilir. Bu kadar dolaştıktan sonra kahve düşkünü biri olarak kahve molası için Manastır Burnu’na bakan terasıyla adından söz ettiren ziyadesiyle sempatik bir mekan olan Adriano Antique Cafe Shop’a gidiyorum. Yazın buraya tekrar gelerek bu terasın hakkını vereceğime söz vererek leziz cappucinomu yudumlarken hafiften guruldayan karnımı duyuyorum. Tuzla’ya kadar gelmişken balık yemeden olmaz diyorum ve manastır yolu üzerindeki Tuzla Balıkçısı’na gidiyorum. Mezeler ayrı balıklar ayrı lezzetli… Balık yemek için diğer bir alternatif ise Baltalimanı’ndan tanıdığımız Angel Restoran. Tuzla’da adı Angel Mercan olan bu restoran denize nazır konumuyla da avantajlı. Eğer balık yemek istemiyorsanız Viaport Marina’da yer alan İtalyan mutfağı sunan Cappello’yu deneyebilirsiniz. Vaktiniz dar ise çarşının içinde yer alan ve Tuzla’nın en eski köftecisi olan Meraklı Köfteci’nin minik köftelerinden ve hızlı servisinden faydalanabilirsiniz!

Paylaş


1 thought on “Eski Bir Rum Köyü: Tuzla”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.