Sanat ve Eğlencenin Merkezi Berlin

Sanat ve Eğlencenin Merkezi Berlin

10 günlük bayram tatilinde uzun zamandır gitmek isteyip bir türlü ayarlayıp gidemediğim Berlin’e hadi gidelim dedim, gittim . Dolu dolu bir hafta geçirdiğim Berlin’den inanılmaz etkilendim. Insanların hayatlarını geçirdiği koca şehri 7 güne sığdırmak çok da kolay değil tabikii… Gitmeden önce listeler yapıldı, orada yaşamış olan arkadaşlardan restoran önerileri alındı, rotalar oluşturuldu.

Genel olarak Almanya mutfağı bira, patates, et, domuz ürünleri ve çikolata üzerine kurulduğu için sağlıklı beslenme opsiyonları az. Ancak gene de nasılsa tatildeyim deyip ipin ucunu kaçırmamakta fayda var.

Berlin’i gezerken bölge bölge ayırarak gezmenizi tavsiye ederim. Ana bölgeler Mitte, Kreuzberg, Tiergrten ve Friedschain. Mitte’yi ‘orta bölge’ olarak çevirmek mümkün, Berlin Duvarı olduğu zamanda Sovyetler Birliği tarafındaymış. Bu yüzden bu tarafta gezerken o dönemin mimarisini, kiliselerini yakından görme şansına sahip oluyorsunuz. Mitte’de yer alan Museuminsel ise adının hakkını veriyor, Spree nehrinin ortasındaki bu kara parçası cidden bir müze adası. Bergama Müzesi’nden Berlin Dom’una, Mısır Müzesi’ne kadar her zevke hitap ediyor. Gene Mitte’de yer alan Alexanderplatz ise meydanında bulunan 207m yüksekliğindeki Fernsehturm ise 360°’lik kuşbakışı manzarası ve tepesindeki dönen Sphere restoranıyla mutlaka gidilmesi gereken bir yer. Buraya özellikle son akşamınızda gitmenizi tavsiye ederim. Böylece gezdiğiniz heryere tepeden bakarak keyifli bir akşam yemeği yiyebilirsiniz. Hackesche Markt bölgesi ise hem canlı hem de pek çok mağazaya ev sahipliği yapıyor tıpkı uzun bir alışveriş caddesi olan Friedrichstrasse gibi. Friedrichstrasse’y yakın olan Gendermenmarkt ve Oranienburgstrasse’yi mutlaka görmelisiniz. Gendermenmarkt’ın huzurlu atmosferi, opera binası ve kiliselerin mimarisi sizi büyülerken, bir zamanlar Yahudi mahallesi olan Oranienburg etkileyici mimarisi, altın kubbeli dev sinagoguyla nefes kesiyor. Buradayken modern sanat enstitüsü olan KW’yi de ziyaret etmenizi öneririm.

Checkpoint Charlie ise eskiden taraflar arasındaki geçişteki kontrol noktasıymış. Duvardan kaçışların anlatıldığı müze ve tıpkı yakınında yer alan ve dönemin Yahudilerinin çektiği sıkıntıları yansıtan Typografie de Terror müzesi görülmeye değer. Türk mahallesi olarak bilinen Kreuzberg ise restoranları, kafeleri, barları ile göz dolduruyor. Buradayken Burgermeister isimli hamburgerciyi, Il Casserole isimli mükkemmel pizzacıyı denemeniz lazım!

Berlin’in İçindeki Dev Doğal Yaşam Alanı

Tiergarten ise devasa bir park! Göller, Sovyetler Dönemi’nden kalma heykeller, Zafer Anıtı gibi anıtlar barındırıyor. Park içerisindeki Neuen See gölü hem çok büyük hem etrafındaki cafeler çok tatlı hem de oradaki sandallara binerek gölde gezinti yapmanız mümkün. Bu huzurlu ortamda bir iki saat geçirmek emin olun size iyi gelecek. Buraya kadar gelmişken hayvanat bahçesi ve akvaryumu ziyaret etmeden olmaz tabikii. Avrupa’nınn en eski hayvanat bahçelerinden olan Berlin Zoo’da fillerden zürafaya, hippopotamlardan kanguruya kadar her yerde rastlanmayacak türleri görmeniz mümkün. 4 katlı olan akvaryumda ise balıkların yanı sıra sürüngenler ve böcekler de yer alıyor. Tiergarten Berlin’in en popüler caddelerinden biri olan Kurfürstendamm’a çok yakın. Pek çok restoran ve mağazanın yer aldığı bu geniş caddede ara sokaklara girmenizi ve değişik café ve restoranları keşfetmenizi öneririm. Bir de Berlin’in en büyük alışveriş merkezi olan KaDeWe’yi ziyaret edebilir en üst katında değişik lezzetleri tadabilirsiniz. Hazır Berlin’deyken Biergarten’lara mutlaka gidin. Bunlardan en iyi ikisi Tiergarten içerisindeki Café am Neuen See ve Alxanderplatz’daki Hofbrauhaus.

IMG_8113.jpg
Tiergarten ve Cafe am Neuen See’den bir görüntü

Duvarın hala durduğu East Side Gallery de görülmesi gereken yerlerden birisi. Duvar parçalarını Potsdamer Platz’da da görebilir eğer film endüstirisini merak edenlerdenseniz Sony Center’ı ziyaret edebilirsiniz. Bunun yanısıra Branderburg Kapısı güzelliğiyle göz dolduruyor, görmeden geçmeyin!

IMG_8204.jpg
Branderburg Kapısı

Berlin gerek sanatsal gerek sosyal anlamda çok gelişmiş bir şehir. Eğer gece hayatını sevenlerdenseniz Kim Bar, Bar Victoria değişik ve kaliteli kokteyller içebileceğiniz adreslerden. Bunun yanı sıra tüm eşyaların ters durduğu Madame Claude bakış açınızı değiştirecek gibi. Kahve Berlin için önemli bir konsept Distrik Coffee, House of Small Wonder, Roamers Café, Ziet für Brot, Five Elephant hem keyifle kahve içip tatlı (tabi aşırıya kaçmadan) yiyebileceğiniz hem de büyük bir iştahla kahvaltı yapabileceğiniz yerler arasında!

IMG_8193.jpg
Five Elephant’ın havuçlu kekini mutlaka deneyin çok lezzetli…

Tamamen düz bir şehir olan Berlin’den kilo almadan dönebilmek için mümkün olduğunca bol yürümenizi tavsiye ederim. Bunun yanısıra günlük 10-12€’ya bisiklet kiralayabilir, pedal çevirerek form tutabilirsiniz!

Paylaş


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.